Boşanmada Mal Paylaşımı

Boşanma davalarında en çok merak edilen konuların başında mal paylaşımı gelir. Toplumda yaygın olan “boşanınca her şey yarı yarıya bölünür” inanışı ise çoğu zaman yanlıştır.

Av. Hayri Efe Savran

7/5/20264 min oku

a man sitting at a table talking to a woman
a man sitting at a table talking to a woman

Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi ve Tasfiye

Boşanma davalarında en çok merak edilen konuların başında mal paylaşımı gelir. Toplumda yaygın olan “boşanınca her şey yarı yarıya bölünür” inanışı ise çoğu zaman yanlıştır. Mal paylaşımı, evlilik boyunca geçerli olan mal rejimine ve malların niteliğine göre belirlenir. Bu yazıda, yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi ile bu rejimin sona ermesi hâlinde yapılan tasfiye işlemi ele alınmaktadır.

Yasal Mal Rejimi ve Geçiş Tarihi

1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu ile yasal mal rejimi “edinilmiş mallara katılma” rejimi olarak belirlenmiştir. Eşler evlenirken veya evlilik sırasında bir mal rejimi sözleşmesiyle başka bir rejim (mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ya da mal ortaklığı) seçmemişlerse, aralarında bu yasal rejim uygulanır. 2002 öncesi dönemde kural olarak mal ayrılığı rejimi geçerli olduğundan, bu tarihten önce edinilen mallar bakımından farklı bir değerlendirme yapılır. Dolayısıyla evliliğin başlangıç tarihi, mal paylaşımının kapsamını doğrudan etkiler.

Kişisel Mal ve Edinilmiş Mal Ayrımı

Edinilmiş mallara katılma rejiminde paylaşımın temelini, malların kişisel mal mı yoksa edinilmiş mal mı olduğunun belirlenmesi oluşturur. Bu ayrım, tasfiyede neyin paylaşıma gireceğini tayin eder.

Kişisel Mallar

Kişisel mallar, paylaşıma tabi olmayan malvarlığı değerleridir. Türk Medeni Kanunu m. 220 uyarınca; eşlerden birine miras yoluyla veya karşılıksız kazanma (bağış) yoluyla gelen mallar, yalnızca bir eşin kişisel kullanımına yarayan eşya, manevi tazminat alacakları ve kişisel malların yerine geçen değerler kişisel mal sayılır. Eşlerden birinin evlilik öncesinde sahip olduğu mallar da kişisel maldır.

Edinilmiş Mallar

Edinilmiş mallar, her eşin rejimin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir (m. 219). Özellikle çalışmanın karşılığı olan edinimler (maaş ve ücret), sosyal güvenlik ve sosyal yardım kurumlarınca yapılan ödemeler, kişisel malların gelirleri ve edinilmiş malların yerine geçen değerler bu kapsamdadır. Tasfiyede paylaşıma esas alınan, kural olarak bu edinilmiş mallardır.

Katılma Alacağı

Rejim sona erdiğinde (boşanmada kural olarak dava tarihi esas alınır) her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıkarılarak “artık değer” bulunur. Kural olarak her eş, diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinde katılma alacağı hakkına sahiptir. Burada önemli bir nokta vardır: katılma alacağı ayni bir hak değil, kişisel (alacak) hakkıdır. Yani eş, somut bir mala doğrudan ortak hâle gelmez; yalnızca parasal bir alacak talep edebilir. Bu nedenle paylaşım, malların aynen bölünmesi değil, kural olarak değerleri üzerinden hesaplanan bir alacak ilişkisi biçiminde işler.

Değer Artış Payı

Eşlerden biri, diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiyede değer artış payı talep edebilir (m. 227). Bu durumda alacak, katkı yapılan malın tasfiye anındaki değerine göre ve katkı oranında hesaplanır. Söz konusu katkı, bir eşin kişisel malından diğerinin edinilmiş malına ya da tersi yönde yapılmış olabilir. Değer artış payı, katılma alacağından bağımsız olarak ileri sürülebilen ayrı bir taleptir.

Tasfiye Davası ve Zamanaşımı

Mal rejiminin tasfiyesi, boşanma davasından ayrı bir dava olarak görülür ve kural olarak boşanma kararının kesinleşmesinden sonra hükme bağlanır; çünkü tasfiye, rejimin sona ermesine bağlıdır. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan katılma alacağı ve değer artış payı talepleri on yıllık zamanaşımına tabidir ve bu süre boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Bu nedenle boşanma kesinleştikten sonra tasfiye talebinin makul sürede ileri sürülmesi önem taşır.

Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Uygulamada en çok karşılaşılan sorunlardan biri, bir eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla mal kaçırmaya çalışmasıdır. Türk Medeni Kanunu m. 229, buna karşı bir koruma getirir: bir eşin, rejimin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan yaptığı olağan dışı karşılıksız kazandırmalar ile katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler, tasfiyede edinilmiş mallara eklenir. Bu sayede mal kaçırma girişimleri büyük ölçüde etkisiz kılınabilir. Ayrıca gayrimenkul, araç, şirket payı ve banka hesapları gibi kalemlerin değeri, kural olarak tasfiye anına en yakın tarihteki sürüm değeri üzerinden belirlenir; bu nedenle bilirkişi değerlemesi sürecin sonucunu doğrudan etkiler.

Sonuç

Boşanmada mal paylaşımı, malların kişisel mi yoksa edinilmiş mal mı olduğunun doğru belirlenmesine, katılma alacağı ile değer artış payının isabetli hesaplanmasına ve tasfiye talebinin zamanında ileri sürülmesine bağlıdır. Yanlış bir nitelendirme ya da eksik bir hesaplama, taraflardan biri açısından ciddi maddi kayıplara yol açabilir. Bu nedenle tasfiye sürecinin alanında uzman bir avukat eşliğinde yürütülmesi önerilir.

Kaynakça

  1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (özellikle m. 218-241 arası; bilhassa m. 219, 220, 227, 229, 231 ve 236).

  2. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin ve İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun konuya ilişkin kararları.

İletişim

İnternet sitesindeki içeriklerin tümüyle veya kısmen kopyalanması, çoğaltılması yasaktır. Aksi davranılması halinde hukuki yollara başvuru hakkımız saklıdır. İşbu internet sitesi 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu'na uygun olarak faaliyet göstermektedir. İnternet sitesindeki içerikler avukatlık hizmeti olarak değerlendirilemeyeceği gibi, bilgilendirme dışında bir amaç gütmemektedir.

Bilgilerinizi bırakın, size dönüş sağlayalım.

Güzeltepe, Özvatan Sokağı No:20/4, 06690 Çankaya/Ankara

+90 552 524 42 26

All rights reserved. © 2025. Özuğur&Savran Hukuk ve Danışmanlık Bürosu

av.edaozugur@gmail.com

av.efesavran@gmail.com

Özuğur & Savran Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, Çankaya Ankara
Özuğur & Savran Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, Çankaya Ankara

hukuk@ozugursavran.com