Boşanmada Nafaka ve Tazminat: Türleri, Şartları ve Güncel Durum
Boşanmanın en çok merak edilen ve son dönemde en çok tartışılan sonuçları nafaka ve tazminattır.
Av. Hayri Efe Savran
7/6/20264 min oku
Boşanmada Nafaka ve Tazminat: Türleri, Şartları ve Güncel Durum
Boşanmanın en çok merak edilen ve son dönemde en çok tartışılan sonuçları nafaka ve tazminattır. Özellikle kamuoyunda “süresiz nafaka” olarak bilinen yoksulluk nafakası, Anayasa Mahkemesi'nin yakın tarihli kararıyla yeniden gündeme gelmiştir. Bu yazı, Haziran 2026 itibarıyla yürürlükteki hukuki duruma göre hazırlanmış olup; nafaka türlerini, tazminat koşullarını ve güncel gelişmeyi ele almaktadır. Konuya ilişkin yasal düzenlemelerin yakından takip edilmesinde yarar vardır.
Nafaka Türleri
Türk hukukunda boşanmayla bağlantılı olarak üç temel nafaka türü gündeme gelir. Bunların koşulları ve süresi birbirinden farklıdır.
Tedbir Nafakası
Tedbir nafakası, boşanma davası süresince eşlerden birinin ve varsa çocukların geçimini sağlamak amacıyla hâkim tarafından hükmedilen geçici bir nafakadır (m. 169). Hâkim, dava süresince eşlerin barınması ve geçimi için gerekli önlemleri re'sen alabilir. Tedbir nafakası, dava sonuçlandığında sona erer; koşulları varsa yoksulluk veya iştirak nafakasına dönüşür.
Yoksulluk Nafakası
Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla, diğer taraftan mali gücü oranında talep ettiği nafakadır (m. 175). Nafaka yükümlüsünün ayrıca kusurlu olması aranmaz. Buradaki yoksulluk, mutlak bir muhtaçlık değildir; boşanma öncesi yaşam standardı ile boşanma sonrası durum arasındaki kayda değer düşüş ölçüt alınarak değerlendirilir. Kamuoyunda “süresiz nafaka” denilen kurum, esasen bu yoksulluk nafakasıdır.
İştirak Nafakası
İştirak nafakası, velayeti kendisine verilmeyen eşin, müşterek çocuğun bakım, eğitim ve yetiştirilme giderlerine mali gücü oranında katılmasıdır (m. 182 ve m. 327 vd.). Çocuğun üstün yararına ilişkin olduğundan hâkim tarafından re'sen dikkate alınır. Çocuk ergin olduğunda kural olarak sona erer; ancak çocuğun eğitimi devam ediyorsa belirli koşullarla sürebilir.
Güncel Gelişme: “Süresiz Nafaka” ve Anayasa Mahkemesi Kararı
Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla, Türk Medeni Kanunu m. 175/1'de yer alan “süresiz olarak” ibaresini oy çokluğuyla iptal etmiştir. Karar, Antalya 12. Aile Mahkemesi'nin somut norm denetimi (itiraz) yoluyla yaptığı başvuru üzerine verilmiştir. Anayasa Mahkemesi, iptalin doğuracağı hukuki boşluğu önlemek ve kanun koyucuya yeni bir düzenleme yapma fırsatı tanımak amacıyla, iptal hükmünün kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir.
Bu kararın pratikte birkaç önemli sonucu vardır. Birincisi, yazının hazırlandığı tarih itibarıyla süresiz nafaka uygulaması kendiliğinden kalkmış değildir; iptal hükmü yürürlüğe girene kadar mevcut uygulama devam eder ve yoksulluk nafakası hâlâ talep edilebilir. İkincisi, iptal yalnızca yoksulluk nafakasının “süresizlik” niteliğine ilişkindir; yoksulluk nafakası talep etme hakkının kendisi ve iştirak nafakası bu karardan etkilenmemiştir. Üçüncüsü, Anayasa Mahkemesi kararları kural olarak geçmişe yürümediğinden, hâlihazırda kesinleşmiş ve süresiz olarak bağlanmış nafaka kararları bu kararla otomatik olarak sona ermez. Mevcut nafaka kararlarının akıbeti, büyük ölçüde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin yapacağı yeni düzenlemeye ve öngörülecek geçiş hükümlerine bağlı olacaktır.
Nafakanın Kaldırılması, Azaltılması veya Artırılması
Yaygın inanışın aksine yoksulluk nafakası, ömür boyu değişmeden ödenen bir borç değildir. Türk Medeni Kanunu m. 176 uyarınca yoksulluk nafakası; alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden sona erer. Alacaklının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi başka biriyle yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz bir hayat sürmesi hâllerinde ise nafaka mahkeme kararıyla kaldırılabilir. Ayrıca tarafların mali durumlarının değişmesi hâlinde nafaka miktarı artırılabilir veya azaltılabilir. Yargıtay'ın güncel uygulamasında, kısa süreli evliliklerde nafakanın toptan (tek seferlik) ödenmesi yöntemi öne çıkmaktadır.
Boşanmada Tazminat
Boşanmanın mali sonuçları arasında nafakanın yanında tazminat da yer alır. Tazminat, maddi ve manevi olmak üzere ikiye ayrılır ve her ikisinde de kusur belirleyicidir.
Maddi Tazminat
Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir (m. 174/1). Burada amaç, boşanma nedeniyle ekonomik geleceği sarsılan tarafın zararının giderilmesidir.
Manevi Tazminat
Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun bir miktar para ödenmesini isteyebilir (m. 174/2). Her iki tazminat türünde de talepte bulunanın kusursuz veya daha az kusurlu, karşı tarafın ise kusurlu olması koşulu aranır.
Sonuç
Nafaka ve tazminat, boşanmanın tarafların ekonomik geleceğini en çok etkileyen sonuçlarıdır. Özellikle yoksulluk nafakası alanında Anayasa Mahkemesi'nin kararı yeni bir döneme işaret etmekte; ancak yürürlük, gerekçeli karar ve beklenen yasal düzenleme tamamlanana kadar mevcut hukuki durum geçerliğini korumaktadır. Bu nedenle nafaka ve tazminat taleplerinin, güncel gelişmeler ve somut dosyanın özellikleri birlikte değerlendirilerek, alanında uzman bir avukat eşliğinde yürütülmesi önem taşır.
Kaynakça
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (özellikle m. 169, 174, 175, 176, 182 ve m. 327 vd.).
Anayasa Mahkemesi'nin TMK m. 175/1'deki “süresiz olarak” ibaresinin iptaline ilişkin 4 Haziran 2026 tarihli kararı (Antalya 12. Aile Mahkemesi başvurusu).
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin konuya ilişkin yerleşik içtihatları.
İletişim
İnternet sitesindeki içeriklerin tümüyle veya kısmen kopyalanması, çoğaltılması yasaktır. Aksi davranılması halinde hukuki yollara başvuru hakkımız saklıdır. İşbu internet sitesi 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu'na uygun olarak faaliyet göstermektedir. İnternet sitesindeki içerikler avukatlık hizmeti olarak değerlendirilemeyeceği gibi, bilgilendirme dışında bir amaç gütmemektedir.
Bilgilerinizi bırakın, size dönüş sağlayalım.
Güzeltepe, Özvatan Sokağı No:20/4, 06690 Çankaya/Ankara
+90 552 524 42 26
All rights reserved. © 2025. Özuğur&Savran Hukuk ve Danışmanlık Bürosu
av.edaozugur@gmail.com
av.efesavran@gmail.com
⎯


hukuk@ozugursavran.com
