Saat 23.14'te Gelen Mesaj: Açık Rıza
– Kasada iki saniyede söylenen bir telefon numarası, hukuken açık rıza mıdır? – Tek kutucuğa sığdırılmış sekiz amaç, rızayı neden baştan geçersiz kılar? – “Kayıtlarımızda onayınız görünüyor.” cümlesi, Kurul önünde neden yetmez?
Av. Hayri Efe Savran
8/24/20264 min oku
Saat 23.14'te Gelen Mesaj: Açık Rıza
Av. Hayri Efe Savran – Özuğur & Savran Hukuk ve Danışmanlık Bürosu
Kerem, cumartesi öğleden sonra bir elektronik mağazasından şarj kablosu alır. Kasadaki genç, ekrandan başını kaldırmadan sorar: “Telefon numaranızı alabilir miyim? Kampanyalarımızdan haberdar olursunuz." Kerem numarayı söyler; iki saniye süren bir işlemdir. Salı gecesi 23.14'te telefonu titrer: bir indirim mesajı. Perşembe günü, hayatında alışveriş yapmadığı bir mobilya markasından arama gelir. Numarasını nereden bulduklarını sorduğunda cevap hazırdır: “İş ortağımızdan geldi, izniniz varmış.” Kerem'in iki saniyede verdiği o numara, artık kimlerin elinde dolaştığını kendisinin de bilmediği bir yolculuğa çıkmıştır.
Bu dosyada üç sorunun izini süreceğiz:
Kasada iki saniyede söylenen bir telefon numarası, hukuken açık rıza mıdır?
Tek kutucuğa sığdırılmış sekiz amaç, rızayı neden baştan geçersiz kılar?
“Kayıtlarımızda onayınız görünüyor.” cümlesi, Kurul önünde neden yetmez?
Rızanın Üç Ayağı
Kanunun 3. maddesindeki tanım kısadır ama üç taşıyıcı ayak üzerine kuruludur:
Açık rıza; belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirilmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanan rızadır. Ayaklardan biri kırıldığında masa devrilir.
Belirlilik ayağı, "her türlü ürün ve hizmet tanıtımı için, tüm iş ortaklarımızla" türünden uçsuz bucaksız ifadeleri taşımaz; buna uygulamada battaniye rıza denir ve battaniye, hukuken kimseyi ısıtmaz.
Bilgilendirme ayağı, rızadan önce aydınlatmayı şart koşar; neye onay verdiğini bilmeyen kişinin onayı, onay değildir.
Özgür irade ayağı ise en sık kasada kırılır: Bir hizmetin sunulması rıza şartına bağlandığında, "numaranızı vermezseniz kampanyadan yararlanamazsınız" dendiğinde, Kurulun yerleşik yaklaşımına göre irade sakatlanır.
Sahadan Tanıdık Beş Hata
Uyum denetimlerinde aynı hatalar o kadar sık karşımıza çıkar ki artık bir tür parmak izi gibidir. Birincisi, aydınlatma metni ile rıza beyanını tek belgede eritmek: Bunlar iki ayrı yükümlülüktür ve Aydınlatma Tebliği, aydınlatmanın açık rızadan ayrı yürütülmesini arar.
İkincisi, önceden işaretlenmiş kutuyu veya sessizliği onay saymak; açık rıza, adı üstünde, açık bir irade beyanıdır.
Üçüncüsü ve belki en incelikli olanı, rıza gerekmeyen yerde rıza almaktır: Kanunun 5. maddesindeki bir işleme şartı, örneğin sözleşmenin ifası mevcutken açık rızaya dayanmak, Kurul nezdinde ilgili kişiyi yanıltıcı bir tutum ve hakkın kötüye kullanımı olarak değerlendirilebilir; üstelik rıza geri alındığı an işlemenin zemini çöker.
Dördüncüsü, rızayı vermenin bir dokunuş, geri almanın ise neredeyse bir dilekçe işi olmasıdır; geri alma, verme kadar kolay olmalıdır.
Beşincisi, ispat şartıdır: Rızanın alındığını ispat yükü veri sorumlusundadır; tarih, kanal ve metin versiyonu kayıt altında değilse "kayıtlarımızda onayınız var" cümlesi havada kalır.
Aydınlatma: Sessiz Kardeş
Rızanın gölgesinde kalan sessiz kardeş, 10. maddedeki aydınlatma yükümlülüğüdür. Tebliğe göre ilgili kişiye veri sorumlusunun kimliği, işleme amacı, verilerin kime ve hangi amaçla aktarılabileceği, toplama yöntemi ile hukuki sebebi ve 11. maddede sayılan hakları açıklanmalıdır.
Sahada en çok atlanan kalem, hukuki sebeptir: Amaç yazılır, sebep yazılmaz; oysa Tebliğ ikisinin ayrı ayrı gösterilmesini ister. Kerem'e gelen mesajın faturası da buradan kesilir:
2026 tarifesinde aydınlatma yükümlülüğünün ihlali 85 bin TL'den başlayıp 1,7 milyon TL'ye uzanır; işin içine hukuka aykırı işleme ve veri güvenliği boyutu girdiğinde üst sınır 17 milyon TL'yi aşar. İki saniyelik bir kasa diyaloğu için hatırı sayılır bir bedel.
Kerem Ne Yapabilir?
Madalyonun öbür yüzünde, telefonu susmayan Kerem duruyor. Kanunun 11. maddesi ona bir dizi hak tanır: Verisinin işlenip işlenmediğini öğrenmek, kimlere ve hangi amaçla aktarıldığını sormak, silinmesini istemek ve zarara uğradıysa tazminat talep etmek.
Usul de bellidir: Kerem önce veri sorumlusuna başvurur; veri sorumlusu bu başvuruyu en geç otuz gün içinde sonuçlandırmak zorundadır. Cevap gelmez, reddedilir veya yetersiz kalırsa yol Kurula şikâyete çıkar.
Uygulamada bu başvuruların önemli bir kısmı, tam da bu yazıdaki gibi izinsiz pazarlama mesajlarından doğuyor; ve her biri, karşı taraftaki veri sorumlusu için yukarıdaki tarifenin kapısını çalıyor.
Saat 23.14'te gelen mesajın gerçek maliyeti bir SMS değildir; geçersiz bir rızanın faturasıdır. Ve o fatura, ilgili kişiye değil, her zaman veri sorumlusuna kesilir.
Kaynakça
6698 sayılı Kanun m. 3, 4, 5, 10, 11.
Aydınlatma Yükümlülüğünün Yerine Getirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ (RG 10.03.2018, S. 30356).
Kişisel Verileri Koruma Kurulu karar özetleri ve ilke kararları, www.kvkk.gov.tr.
Kişisel Verileri Koruma Kurumu, 2026 yılı idari para cezası tutarlarına ilişkin duyuru.
İletişim
İnternet sitesindeki içeriklerin tümüyle veya kısmen kopyalanması, çoğaltılması yasaktır. Aksi davranılması halinde hukuki yollara başvuru hakkımız saklıdır. İşbu internet sitesi 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu'na uygun olarak faaliyet göstermektedir. İnternet sitesindeki içerikler avukatlık hizmeti olarak değerlendirilemeyeceği gibi, bilgilendirme dışında bir amaç gütmemektedir.
Bilgilerinizi bırakın, size dönüş sağlayalım.
Güzeltepe, Özvatan Sokağı No:20/4, 06690 Çankaya/Ankara
+90 552 524 42 26
All rights reserved. © 2025. Özuğur&Savran Hukuk ve Danışmanlık Bürosu
av.edaozugur@gmail.com
av.efesavran@gmail.com
⎯


hukuk@ozugursavran.com
