UNUTULMA HAKKI: İNTERNETTEN İÇERİK KALDIRMA YASAL YOLLARI NELERDİR?
İnternetten haber sildirme, Google unutulma hakkı başvurusu ve AYM’nin yeni kararı sonrası değişen erişimin engellenmesi süreçlerini güncel hukuki mevzuatla hemen öğrenin.
BILIŞIM HUKUKU
Av. Eda Özuğur
3/6/202610 min oku
İnternetin hayatımıza kalıcı olarak girmesiyle birlikte, bilgiye erişim hızı ve bu bilginin saklanma kapasitesi geleneksel iletişim araçlarından tamamen farklı bir boyut kazanmıştır. Dijital ekosistemin "unutmayan" yapısı, bireylerin geçmişte yaşadığı olumsuz olayların, utanç verici vakaların veya asılsız iddiaların aradan yıllar geçse dahi kolayca ulaşılabilir olmasına neden olmaktadır. Bu durum, ifade ve basın özgürlüğü ile kamunun haber alma hakkı karşısında; bireylerin şeref ve itibarının korunması, özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin geleceği ipotek altına almaması gerekliliğini tartışmaya açmıştır.
Hukuk sistemimizde, telafisi güç veya imkânsız zararların önüne geçebilmek adına anlık refleksler veya panik duygusuyla hareket etmek yerine, kanuni usul kurallarının ve yargısal süreçlerin işletilmesi esastır. Bireyin dijital geçmişinden arınarak hayatında "yeni bir sayfa açma" olanağı bulması; 5651 Sayılı Kanun, 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ve yüksek yargı içtihatları ile sınırları çizilen hukuki prosedürlere sıkı sıkıya bağlıdır.
Teknik Terminoloji Işığında Hukuki Prosedürler: Erişimin Engellenmesi ve İçeriğin Çıkarılması Arasındaki Farklar Nelerdir?
İnternet ortamında yer alan ve bireylerin haklarını ihlal eden içeriklere karşı başvurulabilecek mekanizmalar, doğurdukları teknik sonuçlar itibarıyla birbirinden farklıdır. Bu farkların doğru anlaşılması, atılacak hukuki adımların temelini oluşturur:
Erişimin Engellenmesi: 5651 sayılı Kanun'un 2. maddesinde tanımlandığı üzere, hukuka aykırı içeriğin bulunduğu alan adına (URL), IP adresine veya istisnai olarak internet sitesinin tümüne Türkiye sınırları içerisinden ulaşımın teknik yöntemlerle kısıtlanmasını ifade eder. Bu yöntemde içerik sunucudan silinmez, yalnızca o ülkedeki kullanıcıların ilgili veriye ulaşması engellenir.
İçeriğin Yayından Çıkarılması: Hukuka aykırı haber, görsel veya videonun, yer sağlayıcılar veya içerik sağlayıcılar tarafından barındırıldığı sunuculardan (hosting) tamamen silinmesi, yani dijital ortamdan fiziken yok edilmesi işlemidir.
İndeksten Çıkarma (Delinking / De-indexing): Bir içeriğin ana kaynağında (örneğin bir gazetenin arşivinde) yayında kalmaya devam etmesine rağmen, arama motorlarında (Google, Yandex, Bing vb.) bireyin ad ve soyadı ile yapılan arama sonuçlarında listelenmemesini sağlayan teknik bir işlemdir. Unutulma hakkı kapsamında en sık başvurulan ve orantılılık ilkesine en uygun bulunan yöntemdir.
5651 Sayılı Kanun Çerçevesinde Başvuru Makamları ve İçerik Kaldırma Nasıl Yapılır?
İnternet ortamında yapılan yayınlar vasıtasıyla kişilik hakları veya özel hayatın gizliliği ihlal edilen bireylerin başvuracağı yollar, ihlalin türüne ve niteliğine göre 5651 sayılı Kanun'da özel olarak düzenlenmiştir. Sürecin her aşamasında usul kurallarının önemi büyüktür; zira eksik veya hatalı başvurular, taleplerin doğrudan reddedilmesiyle sonuçlanmaktadır.
Özel Hayatın Gizliliğinin İhlali Başvurusu (Madde 9/A)
Bireyin en mahrem alanını koruyan ve rıza dışı ifşaları (örneğin mahrem fotoğrafların veya kişisel adres bilgilerinin yayılması) hedef alan 5651 sayılı Kanun'un 9/A maddesi, oldukça hızlı ve etkili bir idari/yargısal mekanizma öngörür. İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişiler, doğrudan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna (BTK) başvurarak içeriğe erişimin engellenmesini talep edebilirler.
Bu başvuruda usul kurallarının önemi son derece kritiktir. Başvuruda, ihlale neden olan yayının tam adresi (URL) eksiksiz olarak gösterilmeli, hakkın hangi açılardan ihlal edildiği açıklanmalı ve kimliği ispatlayıcı belgeler sunulmalıdır; aksi takdirde talep BTK tarafından işleme konulmaz. Kurum, kendisine gelen talebi derhâl Erişim Sağlayıcıları Birliği'ne (ESB) bildirir ve erişim sağlayıcılar bu tedbiri en geç dört saat içinde yerine getirmekle yükümlüdür.
Ancak idari bir tedbir olan bu kararın yasal zemine oturması için, başvurucunun talebini BTK'ya ilettiği saatten itibaren yirmi dört saat içinde bizzat Sulh Ceza Hâkiminin onayına sunması şarttır. Hâkim, incelemesini yaparak en geç kırk sekiz saat içinde kararını açıklar; hâkimin süresi içinde karar vermemesi veya talebi reddetmesi hâlinde, uygulanan erişim engelleme tedbiri kendiliğinden kalkar.
Kişilik Haklarının İhlali (Madde 9 ve AYM İptal Kararı Sonrası Süreç)
İftira, hakaret veya mesleki itibarın zedelenmesi gibi kişilik haklarına yönelik saldırılarda ise süreç farklı işlemektedir. Geçmişte, 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca bireyler doğrudan Sulh Ceza Hâkimliklerine başvurarak içerik kaldırma veya erişimin engellenmesi kararı aldırabilmekteydi.
Ancak Anayasa Mahkemesi (AYM), sulh ceza hâkimliklerinin 9. maddeye dayanarak çelişmeli yargılama (taraf teşkilini) yapmadan ve somut olaydan bağımsız gerekçelerle karar vermesinin ifade ve basın özgürlüğünü sınırlandırdığına hükmetmiş ve bu maddeyi iptal etmiştir. Ekim 2024 itibarıyla yürürlüğe giren bu iptal kararı neticesinde, sulh ceza hâkimliklerinin 9. maddeye dayalı hızlı içerik kaldırma yetkisi ortadan kalkmıştır. Artık kişilik haklarının ihlali durumunda, temel yargısal denetim mekanizması Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 24. maddesi genel hükümleri çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemelerine kaymıştır. Hukuki risklerin ve usul kurallarının önemi gereğince, bu tür durumlarda mahkemelerden "ihtiyati tedbir" kararı talep edilerek içeriğin dava sonuna kadar erişime kapatılması sağlanmalı ve gerektiğinde maddi/manevi tazminat davası açılmalıdır.
KVKK’nın 7. Maddesi Kapsamında İndeksten Çıkarma (Delinking) İşlemi Nasıl Yapılır?
İnternet dünyasındaki verilerin kontrolü yalnızca 5651 sayılı Kanun ile değil, kişisel verilerin korunması hukuku bağlamında 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ile de teminat altına alınmıştır. KVKK’nın 4. maddesi kişisel verilerin belirli, açık ve meşru amaçlarla, işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olarak işlenmesini ve gerekli olan süre kadar muhafaza edilmesini emreder. Bu minvalde şekillenen KVKK’nın 7. maddesi, işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması hâlinde kişisel verilerin resen veya ilgili kişinin talebi üzerine veri sorumlusu tarafından silinmesini, yok edilmesini veya anonim hâle getirilmesini öngörmektedir.
Kişisel Verileri Koruma Kurulu (KVKK), 23 Haziran 2020 tarihli ve 2020/481 sayılı emsal ilke kararıyla Türk bilişim hukukunda önemli bir adım atmıştır. Kurul, arama motorlarının (Google, Yandex, Bing vb.) üçüncü taraflara ait internette topladıkları verilerin işlenmesinin amaç ve vasıtalarını belirlediklerini tespit ederek, arama motorlarını KVKK madde 3 kapsamında "veri sorumlusu" olarak kabul etmiştir.
Bireylerin, kendi ad ve soyadlarıyla arama motorlarında yapılan aramalarda karşılarına çıkan sonuçların listelenmemesini (indeksten çıkarılmasını) isteme hakkı bu kararla güvenceye alınmıştır. Bu hakkı kullanmak isteyen bir bireyin takip etmesi gereken katı usul kuralları mevcuttur:
Veri Sorumlusuna Başvuru: İlgili kişi öncelikle arama motorunun sağladığı web formları (örneğin Google İçerik Kaldırma Formu) üzerinden, somut hukuki gerekçelerini ve URL adreslerini belirterek doğrudan arama motoruna başvurmak zorundadır.
KVKK'ya Şikâyet Yolu: Arama motorunun talebe en geç 30 gün içinde yanıt vermemesi, başvuruyu reddetmesi veya verilen cevabın yetersiz bulunması hâlinde, ilgili kişi arama motorunun cevabını öğrendiği tarihten itibaren 30 gün ve her hâlde başvuru tarihinden itibaren 60 gün içinde Kişisel Verileri Koruma Kuruluna resmi şikâyette bulunabilir. Kurula başvuru yapılmadan önce veri sorumlusuna (arama motoruna) başvuru yolunun tüketilmesi yasal bir zorunluluktur.
Yargı Kararları Işığında Unutulma Hakkı Şartları Nelerdir?
Unutulma hakkı, bireyin geçmişte hukuka uygun olarak yayılmış ve doğru nitelikteki kişisel bilgilerinin, aradan geçen zamana bağlı olarak erişimden kaldırılmasını ya da gündeme getirilmemesini talep edebilmesi hakkıdır. Bu hak, Avrupa Birliği Adalet Divanı'nın (ABAD) 2014 tarihli Google Spain (Mario Costeja González) kararıyla uluslararası alanda tescillenmiş, Türk hukukunda ise Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararlarıyla "insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi" (Anayasa m.5), "şeref ve itibarın korunması" (Anayasa m.17) ve "özel hayatın gizliliği" (Anayasa m.20) kapsamında anayasal bir güvenceye kavuşturulmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun (2014/4-56 E., 2015/1679 K.) kararında vurgulandığı üzere; unutulma hakkının temelinde, bireyin kişisel verileri üzerinde serbestçe tasarruf edebilmesi, geçmişin engeline takılmaksızın geleceğe yönelik plan yapabilmesi yatmaktadır. Ancak bu hak genel ve mutlak bir hak değil, istisnai bir haktır. İfade ve basın özgürlüğü, bilimsel araştırma hürriyeti ve kamunun bilgi edinme hakkı ile bireyin mahremiyeti arasında titiz bir "denge testi" yapılması zorunludur. Yargı ve KVKK kararlarına göre, unutulma hakkının tesisi için şu kriterler değerlendirilir:
Zaman Unsuru ve Güncellik: Yayınlanan içeriğin üzerinden makul bir sürenin geçmiş olması ve haberin güncelliğini yitirmesi en temel koşuldur. Yargıtay içtihatlarında 1 veya 2 yıl gibi süreler haberin güncelliğini yitirmesi ve unutulma hakkının kullanılması için genellikle yetersiz bulunmuştur (Yargıtay 19. CD. 2021/2773 K., 2021/1703 K., 2021/2772 K.). Buna karşılık, aradan 9 yıl veya 14 yıl gibi uzun sürelerin geçmesi ve olayın tamamen arşiv niteliğine bürünmesi durumunda unutulma hakkının uygulanması için yeterli şartların oluştuğu kabul edilmektedir (Yargıtay 19. CD. 2021/1700 K., 2017/5325 K.).
Kamu Yararı Testi: Haberin yayında kalmaya devam etmesinde toplum açısından üstün bir kamu yararı olup olmadığı incelenir. Örneğin, bir siyasetçinin karıştığı yolsuzluk haberi veya bir dolandırıcılık vakası, geleceğe ışık tutan niteliği nedeniyle unutulma hakkı kapsamında kolayca kaldırılamaz.
Kişinin Kamusal Profili (Ünü): Habere konu olan kişinin ünlü, siyasetçi, üst düzey bürokrat veya tanınmış bir kişi olup olmaması çok önemlidir. Kamuya mal olmuş kişilerin eleştiriye katlanma ve şeffaf olma yükümlülükleri daha yüksektir. Sıradan vatandaşların mahremiyeti kamu yararından üstün tutulurken, kamusal figürler için unutulma hakkı daha dar yorumlanır.
İçeriğin Niteliği (Olgusal Gerçeklik ve Değer Yargısı): İçeriğin salt olgusal bir gerçekten mi ibaret olduğu, yoksa tahkir edici bir değer yargısı mı taşıdığına bakılır. Olgusal gerçeklere dayalı ve nesnel bir dille yazılmış haberlerin internetten silinmesi zorken, sadece aşağılama amacı güden içeriklerin kaldırılması daha olasıdır.
Beraat veya Takipsizlik Kararları: Birey hakkında geçmişte bir ceza soruşturması basına yansımış ancak kişi bu yargılamalar sonucunda beraat etmişse, bu haberlerin halen internette ilk günkü gibi durması, masumiyet karinesini ve kişilik haklarını zedeleyeceğinden, unutulma hakkı kapsamında erişimin engellenmesine karar verilmesini haklı kılar.
Tarihsel ve Bilimsel Veri Olmama Niteliği: Yayının araştırmacılar, tarihçiler veya istatistiksel çalışmalar için bir veri kaynağı olup olmadığı incelenir. Tarihsel veri teşkil eden yayınlar, toplum hafızasına ait olduğu için unutulma hakkı istisnası olarak değerlendirilir.
Özel Nitelikli Kişisel Veriler ve Çocuklar: Sağlık bilgileri, cinsel hayat veya habere konu olan kişinin olay tarihinde çocuk olması gibi hususlarda mahkemeler çocuğun üstün yararını ve hassas verilerin gizliliğini en üst düzeyde koruyarak unutulma hakkını daha geniş uygular.
Yargılama Sürecinde Usul Kurallarının Önemi ve Hukuki Riskler Nelerdir?
Dijital dünyada hak arama hürriyetinin etkin bir şekilde kullanılabilmesi için hukuki risklerin ve usul kurallarının önemi hayati derecededir. Yapılacak en ufak bir prosedürel hata, taleplerin esasa dahi girilmeden reddedilmesine yol açabilir.
URL (Tam Adres) Tespitindeki Hassasiyet: 5651 sayılı Kanun kapsamında sulh ceza hâkimliğine veya BTK'ya yapılacak başvurularda, ihlali gerçekleştiren içeriğin sadece alan adı (örneğin www.haber.com) değil, içeriğin tam URL adresi (örneğin www.haber.com/kisi-hakkinda-iddia-123.html) sunulmak zorundadır. Yargıtay içtihatlarına göre, dilekçede URL adresi açıkça gösterilmeyen ve sadece ekran görüntüleriyle yapılan soyut başvurular reddedilmek zorundadır. Kanun koyucu, erişimin engellenmesinin kural olarak yalnızca ihlalin gerçekleştiği "yayın, kısım, bölüm" ile sınırlı olarak URL bazlı yapılmasını emretmektedir. Sitenin tamamına yönelik erişim engeli kararları, ancak URL engellemesi ile ihlalin önlenemediği çok istisnai durumlarda ve ölçülülük ilkesi gözetilerek verilebilir.
Talep Sonucu Belirsizliği ve Streisand Etkisi: İnternetten içerik kaldırma girişimlerinde bulunurken, sürecin iyi yönetilmemesi "Streisand Etkisi" olarak bilinen kavrama yol açabilir. Yanlış stratejilerle açılan davalar, basının veya internet kullanıcılarının dikkatini çekerek, unutulması istenen içeriğin eskisinden çok daha fazla platformda ve daha geniş kitlelerce paylaşılmasına neden olabilmektedir. Bu durum, hukuki risklerin analiz edilmeden adım atılmaması gerektiğini göstermektedir.
Arama Motoru ile İçerik Sağlayıcı Arasındaki Teknik Farkların Gözetilmesi: Bir kişi yalnızca arama motorundan "indeksten çıkarma" kararı aldığında, içerik Google sonuçlarında gözükmese de kaynağında (örneğin gazetenin kendi sitesinde) durmaya devam eder. Eğer amaç verinin tamamen yok edilmesi ise, arama motoruna değil, doğrudan yer ve içerik sağlayıcısına karşı 5651 sayılı Kanun ve genel mahkemeler (Asliye Hukuk vb.) nezdinde hukuki prosedür başlatılmalıdır. Başvuru makamının yanlış seçilmesi, ciddi hak ve zaman kayıplarına yol açar.
Sonuç
İnternetin kalıcı hafızasında yer alan, güncelliğini yitirmiş ve bireyin geleceğini tasarlamasını engelleyen içeriklerin silinmesi veya erişime kapatılması süreçleri; 5651 sayılı İnternet Kanunu, 6698 sayılı KVKK, Türk Medeni Kanunu ve Avrupa normlarının (GDPR, ABAD içtihatları) iç içe geçtiği çok boyutlu bir hukuki disiplindir.
Bireysel bir refleks ile, sürelere (24 saat, 30 gün, 60 gün vb.) ve şekil şartlarına (URL beyanı, denge testi ispatı) uyulmaksızın yapılacak hatalı başvurular, yargı mercileri nezdinde "kesin hüküm" veya itirazların reddi gibi olumsuz sonuçlar doğurarak içeriğin sonsuza dek meşru bir şekilde internette kalmasına zemin hazırlayabilir.
Bu bağlamda; ifade özgürlüğü ile kişilik hakları arasındaki hassas terazinin mahkemelere doğru argümanlarla sunulabilmesi, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay'ın güncel içtihatları ile belirlenen 10 temel unutulma hakkı kriterinin (kamu yararı, güncellik, kişinin kamusal profili vb.) somut olaya teknik doğrulukla uyarlanabilmesi için alanında uzman bir bilişim hukuku avukatıyla çalışılması, hukuki güvenliğin sağlanması adına ertelenemez bir zorunluluktur. Dijital itibarın korunması, ancak yasal yolların nesnel, profesyonel ve stratejik bir multidisipliner yaklaşımla işletilmesi ile mümkündür.
Bu makale, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, hukuki görüş veya taahhüt içermemektedir. Her somut olay, kendi özel koşulları çerçevesinde, uzman bir hukukçu tarafından değerlendirilmelidir.
İletişim
İnternet sitesindeki içeriklerin tümüyle veya kısmen kopyalanması, çoğaltılması yasaktır. Aksi davranılması halinde hukuki yollara başvuru hakkımız saklıdır. İşbu internet sitesi 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu'na uygun olarak faaliyet göstermektedir. İnternet sitesindeki içerikler avukatlık hizmeti olarak değerlendirilemeyeceği gibi, bilgilendirme dışında bir amaç gütmemektedir.
Bilgilerinizi bırakın, size dönüş sağlayalım.
hukuk@ozugursavran.com
+90 552 524 42 26
All rights reserved. © 2025. Özuğur&Savran Hukuk ve Danışmanlık Bürosu
av.edaozugur@gmail.com
av.efesavran@gmail.com
⎯


